Dikkat dikkat. Filmde 2 after credits sahnesi var.

Marvel, Marvel, Marvel, Marvel, Marvel.

Hatırlarsanız Marvel Infinity War’la son filmini çıkarıyormuş gibi bir hava yaratıp ruh hastası para kazanmıştı. Ancak Infinity War Marvel’ın ruh hastası gibi para kazanacağı son film değildi.

Dünyanın sonunun gelmeyeceği, daha düşük bütçeli ve öylesine izlemelik filmler vizyona sokup bunlardan da para kazanmaları gerekiyordu.

Ant-Man’nin ilk filmi ülkemizde 400 bin kişi tarafından izlenip ortalama bir gişe yapmıştı. Açıkçası hiçbir hayran Ant-Man filmi çıksın diye yatıp kalkmıyordu. Serinin 2. filmi için de yatıp kalkan olmadı. Zaten okullar kapalı olduğu için filmi kaç kişinin izleyeceğini biz de merak ediyoruz. Ama eğer siz de yazın Türkiye’de sinemaya giden çılgın ruhlu insanlardansanız Ant-Man ve Wasp’a gidebilirsiniz.

Çünkü Infinity War’dan sonra izlediğimiz ilk Marvel filmi tam olarak tatlı bir komedi olmuş.

Bu arada film ingiltere’de 6 hafta sonra vizyona girecek. Marvel bütün ülkenin dünya kupasını izleyeceğini düşündüğü için vizyon tarihini erteledi. Çılgın olay.

Ant-Man ve Wasp, Civil War’dan sonra ev hapsinde olan arkadaşımızın hikayesini anlatıyor. Fragmanlarda da gördüğünüz gibi bir şekilde ev hapsinden çıkıyor şu beyaz şeye karşı savaşıyorlar.

Ev hapsinde olmayan öbür karıncasever arkadaşlar da başka işlerle uğraşıyorlar.

Bunu söylememe gerek var mı bilmiyorum. Ancak karınca boyutuna küçülebilen bir kahramanı izlerken çoğu zaman fizik kuralları yok olabiliyor. Arada sırada, Ant-Man bu kadar küçülüp güçlü olabiliyorsa neden biri tekme atınca karınca gibi uçuyor tarzında düşüncelerimiz oldu. Bu kadar küçülmenin imkansız olduğunu ve bunun kara delik yaratabileceğini de söyleyenler olabilir. İşte film boyunca bu tür düşüncelere dalmamak gerek. Biz dalar gibi olduk ama kendimizi tuttuk. Dalmadık. Dalabilirdik, ama yapmadık. İşte olay zaten bu.

Şu videoyu izleyin. Güzel video. Bi saniye, başka kanalın videosunu önereceksek kendimizi de önerelim. Şu videoyu izleyin. Daha Türkiye’de çıkmamış bir filmi eleştirdik. Ayrıca bu videoya 50 bin like ve 40 bin yorum gelirse de çok seviniriz.

Ant-Man ve Wasp’ı beğendik. Harika değildi ama eğlenceliydi. Film, büyülme küçülme olayını ve komediyi gerçekten iyi kullanıyor. İlkine oranla daha fazla saçmalıyorlar. Saçma bir kanal olarak da bu çok hoşumuza gitti. Gülmediğimiz yerlerde vardı. Filmin esas beğenmediğimiz kısmı ciddi olmaya çalıştığı zamanlar oldu. Film başladığı anda nasıl biteceğini tahmin edebiliyorsunuz. Bu sebeple de komik olmayan aksiyon sahneleri veya nedeni tam anlatılmayan dramalar size kötü geliyor. Bu olayları zaten daha önce izlediğim çoğu sıradan süper-kahraman filminde görmüştük diyorsunuz. Aynen tam olarak bu cümleyi kuruyorsunuz.

Yine de meraklanmayın. Karşımızda iyi bir komedi filmi var ve Marvel formülünü yüzde yüz kullanmıyor. Bu da 20 küsür filmi olan bir serinin neden hala seyircisini sıkmadığını anlatıyor.

Formalite olsun diye görsel efektler iyiydi ve hikaye de sıradandı diyebiliriz. Tuhaf bir şey var. Paul Rudd, Ant-Man’i canlandırırken zaman zaman Chris Pratt takliti yapıyormuş hissi veriyor. Belki de tam tersidir.

Ayrıca filmin yönetmeninin komedi sahnelerinde insanların yüzünü yakın plan çekmesini sevmedik. Sonuçta mimiklerle beraber vücut dili de insanları güldürmek için önemli. Keşke ilk film için yönetmen olması planlanan Edgar Wright devam etseydi diyeceğiz ama artık çok geç.

Kötü adam olayı da iyi halledilmiş ve filme değişik bir dinamizm katmış.

Infinity War’da yaşananlarda sonra böyle bir hikaye görmek farklılık açısından da güzel oldu.

Bu arada şu ana kadar Marvel filmi izlemediyseniz bile Ant-Man’i anlayabilirsiniz. Her kitleyi çekebilmek için artık filmleri böyle tasarlıyorlar.

Film için söyleyebileceğimiz çok bir şey yok. İlkine göre daha iyi ve eğlenceli bir aksiyon filmi. Gereksiz sıradan yanları da olsa da yaratıcı bölümlere de sahip. O yüzden gidip izleyebilirsiniz. Bizim filmden hiçbir beklentimiz yoktu. Belki de bu sebeple bu kadar övmüşüzdür. Thor Ragnarok’a deli gibi beklentilerle gidip hafif hayal kırıklığıyla ayrılmıştık. Bizim filme olan puanımız en iyi arkadaşıma öneririm. Lütfen bu puanları çok takmayın.

Ancak Londra’da Harry Potter’ın 8. hikayesini izlediğimiz videoyu takabilirsiniz. Oldukça iyi oldu. Biz beğendik. Ayrıca istediğimiz tarzda içerikler yapabilmemiz için bizi patreondan destekleyebilirsiniz. Linki burada. Bir göz atın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir